Sivas’ın Zara ilçesinde hayata geçirilmesi planlanan maden projelerine karşı bölge halkının ve çevre köylerin açtığı davalarda, mahkemeden beklenen durdurma kararı çıkmadı. Sivas İdare Mahkemesi, Dipsizgöl köyündeki selestit maden ocağı ve Şenyayla köyü mevkiindeki pomza arama projesi için yapılan yürütmeyi durdurma taleplerini oy birliğiyle reddetti. Mahkeme, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararların oluşması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmediğine hükmederek itiraz yolunu da kapalı tuttu.

Evrensel’in haberine göre, Dipsizgöl köyünde Barit Maden Türk AŞ. tarafından işletilmek istenen stronsiyum tuzu (selestit) madenine karşı çıkan köylüler, mahkemenin kararını büyük bir hayal kırıklığıyla karşıladı. Sivas Zara Dipsizgöl Köyü Çevre Koruma Platformundan Çınar Doğan projenin su kaynaklarının tam kalbinde yer aldığını ve bölgenin en yüksek tepesinin 70 metresinin yok edileceğini belirterek, yeraltı sularının kuruma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Doğan, bölgede bulunan ve nesli tehlike altına girebilecek olan “dikenli körmen” gibi endemik bitki türlerinin ve köylülerin 20 milyon TL’yi aşan yatırımla oluşturduğu ağaçlandırma alanlarının maden uğruna feda edilmek istendiğini dile getirdi.
Doğan, şirkete 150 hektarlık bir alan için maden ruhsatı verilmiş olmasına rağmen, ÇED süreci başvurusu, “ÇED Raporu” hazırlama yükümlülüğü sınırı olan 25 hektarın hemen altında (24,92 hektar) yapıldığına dikkat çekerek, “Bu, kapsamlı bir incelemeden kaçınmak için yapılmış açık bir taktik hamledir. Üstelik, Sivas Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün ocak alanında tespit ettiği heyelan riski nedeniyle ÇED alanı önce 20,65 hektara, ardından 19,14 hektara düşürülmüştür. Tüm bu verilere rağmen proje için “ÇED Gerekli Değildir” kararı alınmış olması, şirketi koruyan, halkı ve doğayı göz ardı eden skandal bir yaklaşımdır” dedi.

İlçenin Şenyayla köyü mevkiinde planlanan pomza arama projesine karşı da benzer bir hukuki süreç yürütülüyor. Köylüler ve Ziraat Mühendisleri Odası, maden faaliyetinin Yeşilırmak’ın kollarından birine çok yakın olduğunu, olası bir kirliliğin Sivas’tan Samsun’a kadar geniş bir coğrafyadaki tarım arazilerini ve milyonlarca insanı etkileyeceğini savundu. Proje alanının yerleşim yerlerine sadece 140 metre mesafede olması ve bölgedeki antik şehir kalıntılarına zarar verme potansiyeli, yerel halkın temel itiraz noktalarını oluşturdu.

Mahkemenin yürütmeyi durdurma taleplerini reddetmesi ve itiraz yolunun kapalı olması, bölge halkı tarafından “kamu yararının değil, şirket çıkarlarının gözetilmesi” olarak nitelendirildi. Ancak Dipsizgöl ve çevre köy sakinleri, bu kararın mücadelenin sonu olmadığını, davaların esastan görülmeye devam ettiğini hatırlatarak; topraklarını, sularını ve kültürel miraslarını korumak için demokratik ve hukuki haklarını kullanmaya devam edeceklerini duyurdu.








