Sivas İdare Mahkemesi, Bakırtepe Altın Madeni’nin kapasite artışına karşı açılan davada, içme suyunda debi kaybı ve kirlilik tespitini gösteren yeni belgeyi ‘yargılamanın yenilenmesi’ için yeterli görmedi. Mahkeme, Hüsnü Engin tarafından açılan davada sunulan yeni belgenin, ‘yargılamanın yenilenmesi’ şartlarını karşılamadığına karar verdi.

Bakırtepe Altın Madeni İşletmesi’nin kapasite artırımı projesine verilen “ÇED Olumlu” kararının iptali istemiyle Sivas İdare Mahkemesi’nde açılan ilk dava, mahkeme tarafından reddedilmiş ve Danıştay 4. Dairesi tarafından onanarak kesinleşmişti. Kesinleşme sürecinden sonra elde edilen bir belge, gerekçe göstererek yargılamanın yenilenmesi talep edildi. Çetinkaya ve Kalkım köyü muhtarlıklarının, maden faaliyetleri nedeniyle içme sularında yaşanan sorunlara dair resmi makamlara başvuruda bulunduklarını gösteren belgede, Sivas İl Özel İdaresi’nin bölgedeki patlatmalı çalışmalar nedeniyle Çetinkaya köyü içme suyunda debi azalması, renk ve bulanıklık değişimi tespit ettiği bilgisi yer alıyordu.

Müdahil şirket ve davalı idare ise savunmalarında, projenin çevresel etkilerinin bilimsel verilerle incelendiğini, 21 kurumdan olumlu görüş alındığını ve yargılamanın yenilenmesi için gereken ‘zorlayıcı sebep’ veya ‘hile’ gibi yasal şartların oluşmadığını ileri sürdü. İdare, ÇED raporunda içme suyu kaynaklarına bir etki öngörülmediğini, aykırı bir durum tespiti halinde idari yaptırım uygulanacağını öne sürdü.

Sivas İdare Mahkemesi yaptığı incelemede, önceki kararın bilirkişi raporlarındaki; projenin flora, fauna, hidrojeoloji ve kültürel varlıklar üzerindeki etkilerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu yönündeki verilere dayandığını anımsattı.








