Yurt ve Dünya Haber
İHBAR HATTI
  • Hakkımızda
  • Reklam
  • İletişim
  • Künye
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Kültür-Sanat
  • Kadın-LGBTİ+
  • Kent-Çevre
  • Spor
  • Emek
  • Yaşam
  • Dünya
  • Yazarlar
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Yurt ve Dünya Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana Sayfa Battal Özkapıcı
BATTAL ÖZKAPICI YAZDI

Afet sadece deprem mi, çözümü inşaat mı?

Battal Özkapıcı Battal Özkapıcı
4 Mayıs 2026
A A
10Haber news
BU GÖNDERİYİ PAYLAŞ

Türkiye’de her büyük depremden sonra kulağımıza çalınan o meşhur cümle: “Bu son olsun.”

Ama olmuyor. Hiçbir deprem son olmuyor çünkü biz aslında depremi değil, sonuçlarını konuşuyoruz. Yıkılan binaları, kaybettiklerimizi, geç gelen yardımları tartışıyoruz. Peki ya şehirleri depreme hazırlamayı neden en baştan konuşmuyoruz? Planlama hatalarını neden sorgulamıyoruz?

Depremi durdurmak elimizde değil. Bunu herkes biliyor. Ama bir depremin felakete dönüşmesini engellemek elimizde. Bunun için sadece “yeni bina” yapmak yetmez. Asıl mesele şehirleri bütün olarak hazırlamaktır; zemin etüdünden altyapıya, acil toplanma alanlarından hastanelerin güvenliğine, ulaşım ağlarından afet bilincine kadar her şeyi düşünmek zorundayız.

Ama Türkiye’de deprem politikası neredeyse tek bir kelimeye sıkıştırılmış durumda: “Kentsel dönüşüm.”

Dönüşüm dediğimiz şeyse çoğu zaman planlı bir mahalle yenilemesi değil, parsel parsel ilerleyen, sosyal ve altyapısal ihtiyaçları yok sayan bir “yık-yap” sürecine dönüşmüş vaziyette. Bu da insanı ister istemez şu soruyu sormaya itiyor:

Türkiye gerçekten deprem riskini mi azaltmaya çalışıyor, yoksa depremi yeni bir inşaat döngüsüne bahane mi yapıyor?

Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke için asıl mesele daha fazla beton üretmek değil; riskleri doğru okuyan, kaynakları doğru kullanan, şehirleri bütüncül bir planlamayla hazırlayan bir yönetim anlayışını hayata geçirmektir. Çünkü yollar dar kalıyorsa, altyapı kırılgansa, toplanma alanlarınız yoksa, hastaneniz veya itfaiyeniz risk altındaysa, yepyeni binalar yapmak tek başına şehri güvenli kılmaz.

Depremler ne zaman olacağını bilmediğimiz ama olacağını çok iyi bildiğimiz afetlerdir. Bu yüzden asıl soru “Depremden sonra ne yaparız?” değil, “Deprem gelmeden önce şehirlerimizi ne kadar hazırlayabildik?” olmalıdır. Bu tablo değişmedikçe, yapılan her yeni bina, atılan her temel, söylenen her “bu son olsun” boş bir teselliden ibaret kalacaktır.

Oysa kentsel dönüşüm öyle mi? Yeni binalar yükselir, temel atma törenleri olur, sitelerin lansmanları yapılır. İnşaat sektörü canlanır, arsa fiyatları uçar, belediyelerin ruhsat ve imar gelirleri artar.

İşte bu yüzden geldiğimiz noktada kentsel dönüşüm, afet riskini azaltma politikası olmaktan çıkmış, bir kent ekonomisi modeline dönüşmüş durumda. Ve asıl sorun da burada başlıyor.

Çözüm konusunda merkezi ve yerel otoritenin güçlerini ve imkanlarını birleştirerek bütüncül bir çalışma yürütmeleri zorunlu olmakla birlikte; ne var ki bugün ülkemizde çok sayıda belediye hakkında usulsüzlük, yolsuzluk, rüşvet, nepotizm gibi hususlar, ne yazık ki! asıl meselelerin önüne geçmiş durumda.

Bugün, en azından yerel yönetimlerin atacağı birçok adım aslında belli ve uygulanabilir. Bunlara örnek olarak, görev alanı ve sorumluluğu dahilindeki zemin ve bina risk haritaları çıkarmak, kritik kamu binalarını güçlendirmek, su ve enerji altyapısını dayanıklı hale getirmek, lojistik merkezler kurmak, mahalle mahalle gönüllü ekipler oluşturmak, insanları bilinçlendirmek gibi…

Üstelik bunların çoğu yüksek maliyet de gerektirmez. Ama nedense uygulamada öncelik hep başka şeylere veriliyor. Bu bir teknik bilgi eksikliği değil; bu bir tercih meselesi. Siyasal ve ekonomik tercih.

Gelinen noktada dirençli bir şehir sadece sağlam binalardan değil,  dayanıklı altyapıdan, planlı ulaşım ağlarından, güçlü kurumsal koordinasyondan, şehrin sosyal, ekonomik ve toplumsal sorunlarına çözüm üreten ve en önemlisi bilinçli bir toplumdan oluşmaktadır.

Battal Özkapıcı

Battal Özkapıcı

Battal Özkapıcı

Ekonomi - Siyaset Bilimi

İlgili Gönderiler

Ekonomi düzeliyor mu? Kim için?

Ekonomi düzeliyor mu? Kim için?

Ateş çemberinde ekonomi

Ateş çemberinde ekonomi

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Bülteni

  • Trend
  • Yorumlar
  • En Son
Afet sadece deprem mi, çözümü inşaat mı?

Afet sadece deprem mi, çözümü inşaat mı?

Ekonomi düzeliyor mu? Kim için?

Ekonomi düzeliyor mu? Kim için?

Ateş çemberinde ekonomi

Ateş çemberinde ekonomi

Temiz ve kalkınmış ülkeler daha mı ahlaklı?

Temiz ve kalkınmış ülkeler daha mı ahlaklı?

Korkutan tablo: İntihar edenlerin sayısında devasa artış

Korkutan tablo: İntihar edenlerin sayısında devasa artış

Emek ve Demokrasi Derneği Başkanı Köksal Tek: “Milyonlarca insan, ülkenin tepesine çöreklenmiş bir kesimin ‘iç sömürgesi’ haline gelmenin öfkesini yaşıyor.”

Emek ve Demokrasi Derneği Başkanı Köksal Tek: “Milyonlarca insan, ülkenin tepesine çöreklenmiş bir kesimin ‘iç sömürgesi’ haline gelmenin öfkesini yaşıyor.”

Afet sadece deprem mi, çözümü inşaat mı?

Afet sadece deprem mi, çözümü inşaat mı?

Ekonomi düzeliyor mu? Kim için?

Ekonomi düzeliyor mu? Kim için?

Korkutan tablo: İntihar edenlerin sayısında devasa artış

Korkutan tablo: İntihar edenlerin sayısında devasa artış

Emek ve Demokrasi Derneği Başkanı Köksal Tek: “Milyonlarca insan, ülkenin tepesine çöreklenmiş bir kesimin ‘iç sömürgesi’ haline gelmenin öfkesini yaşıyor.”

Emek ve Demokrasi Derneği Başkanı Köksal Tek: “Milyonlarca insan, ülkenin tepesine çöreklenmiş bir kesimin ‘iç sömürgesi’ haline gelmenin öfkesini yaşıyor.”

Afet sadece deprem mi, çözümü inşaat mı?

Afet sadece deprem mi, çözümü inşaat mı?

Ekonomi düzeliyor mu? Kim için?

Ekonomi düzeliyor mu? Kim için?

Son Haberler

Korkutan tablo: İntihar edenlerin sayısında devasa artış

Korkutan tablo: İntihar edenlerin sayısında devasa artış

Emek ve Demokrasi Derneği Başkanı Köksal Tek: “Milyonlarca insan, ülkenin tepesine çöreklenmiş bir kesimin ‘iç sömürgesi’ haline gelmenin öfkesini yaşıyor.”

Emek ve Demokrasi Derneği Başkanı Köksal Tek: “Milyonlarca insan, ülkenin tepesine çöreklenmiş bir kesimin ‘iç sömürgesi’ haline gelmenin öfkesini yaşıyor.”

Sivas Emek ve Demokrasi Güçleri’nden hukuksuz tutuklamalara tepki: “Gerçeği yargılayamazsınız!”

Sivas Emek ve Demokrasi Güçleri’nden hukuksuz tutuklamalara tepki: “Gerçeği yargılayamazsınız!”

Birgün muhabiri İsmail Arı gözaltında: Savcılık ifadesini almadan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti

Birgün muhabiri İsmail Arı gözaltında: Savcılık ifadesini almadan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti

Footer_logo_dark

Yurtvedunya.org internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı saklıdır. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Takip Edin

Bülten

  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları

© 2023 Yurtvedunya.org Tüm hakları saklıdır

  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Kültür-Sanat
  • Kadın-LGBTİ+
  • Kent-Çevre
  • Spor
  • Emek
  • Yaşam
  • Dünya
  • Yazarlar
  • Giriş Yap

© 2023 Yurtvedunya.org Tüm hakları saklıdır

Sitemizde, daha yüksek bir kullanıcı deneyimi sunmak ve deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla, Gizlilik, Çerez ve KVKK Aydınlatma Metni sayfalarında belirtilen maddelerle sınırlı olmak üzere ve ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde çerezler kullanıyoruz.