Yurt ve Dünya Haber
İHBAR HATTI
  • Hakkımızda
  • Reklam
  • İletişim
  • Künye
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Kültür-Sanat
  • Kadın-LGBTİ+
  • Kent-Çevre
  • Spor
  • Emek
  • Yaşam
  • Dünya
  • Yazarlar
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Yurt ve Dünya Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana Sayfa Battal Özkapıcı
BATTAL ÖZKAPICI YAZDI

Faizi de borçlanmak ekonomide kritik viraj

Battal Özkapıcı Battal Özkapıcı
13 Ekim 2025
A A
10Haber news
BU GÖNDERİYİ PAYLAŞ

Türkiye ekonomisi, derinleşen yapısal sorunların ardından, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “…faiz dışı açık verdik, faizi de borçlandık; Ana parayı borçlanıyorsunuz birde faizi borçlanıyorsunuz. Şimdi biz bundan sonraki üç yılda faiz dışı fazla hedefliyoruz yani faiz ödemelerinden daha fazla bir bütçe fazlası verip artık yavaş yavaş faizin bütçedeki payını aşağı indireceğiz. Dolayısıyla 2026 yılında faiz harcamalarının milli gelire oranı % 3.5 civarında zirveye ulaşıyor, program dönemi sonunda da % 3.3 civarına iniyor…” şeklindeki son açıklamalarıyla yeni ve daha endişe verici bir aşamaya girmiştir.

“Faizi de borçlandık” ifadesi, krizin özünü teşkil ediyor. Devlet, mevcut gelirleri ile nedeni ne olursa olsun cari harcamalarını dahi finanse edemediği için, faiz ödemelerini ancak yeni borçlanmalarla gerçekleştirebiliyor. Bu durum, “borcun faizini ödemek için yeni borç almak” anlamına gelmekte olup, faizin faizini yaratarak borç sarmalını daha da büyütecektir.

“Ana Parayı Borçlanıyorsun, Bir de Faizi Borçlanıyorsun” şeklindeki sözler ise, borç dinamiğinin kontrol dışına çıktığının bir beyanıdır. Devlet, tıpkı bir kredi kartının asgari ödemesini başka bir kartla yapan birey gibi, finansal bir kısır döngünün içine hapsolmuş durumdadır.

Açıklamalara göre izlenen strateji, krizi 2026 yılında doruk noktasına taşıyıp burada göğüslemek üzerine kurulu. Faiz giderlerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYH) oranının %3.5 seviyesinde zirve yapacak olması, milli gelirin kayda değer bir bölümünün sadece faiz ödemelerine ayrılacağı anlamına gelmektedir.

Orta Vadeli Proğram’ın 2026 bütçesi bu tabloyu net bir şekilde ortaya koyuyor:

2026 bütçesine öngörüsüne göre toplam 18.9 trilyon liralık harcamanın 12 trilyonu borç/faiz ödemeleri ile SGK ve KİT açıklarına aktarılacak olup, devletin asli işlevi olan mal/hizmet alımına ise sadece 1.2 trilyon liralık bir kaynak ayrılacak.

2026 yılında 16,2 trilyon lira olarak hedeflenen bütçe gelirleri de bu anlamda kaygı vericidir.  Bütçe gelirlerinin neredeyse tamamı vergiler ve “diğer gelirler”den (trafik cezaları, harçlar vb.) oluşuyor. Buna göre 2024’te 18 milyar, 2025’te 21 milyar lira olan özelleştirme gelirlerinin 2026 bütçesinde olağanüstü artırılmasını öngörmek kaçınılmaz oluyor; Bu, eldeki son kamu varlıklarının satışa çıkarılacağının işareti. Köprülerimiz, limanlarımız, enerji tesislerimiz ve hatta sahillerimiz devreden çıkabilir.

Peki, neden bugünkü noktaya gelindi? Bu sorunun cevabı bugüne kadar sorunların kökünü çözmekten ziyade semptomları geçici olarak baskılamaya yönelik politikaların tercih edilmesidir. Bütçe gelirlerini artırmak amacıyla sürekli olarak ÖTV ve KDV’nin yükseltilmesi, enflasyonu körüklerken, vergi yükünü de en çok dar gelirlilerin sırtına yükledi. Enflasyonun gerisinde kalan memur, emekli maaşı ve asgari ücret artışları, halkın satın alma gücünü sistematik olarak aşındırdı. Döviz kurunu baskılamak için Merkez Bankası rezervleri tedbirsiz ve ölçüsüz kullanıldı.

Bakan Şimşek’in “faiz dışı fazla” vurgusu, geleneksel mali disiplin anlayışına bir dönüşe işaret etmektedir. Bu durum, “yangını söndürmek için benzin dökmeyi bırakıp, itfaiye ile müdahaleye başlamak” şeklinde yorumlanabilir. Programın başarıya ulaşabilmesi için sıkı para politikası ile sıkı maliye politikasının tutarlı bir şekilde sürdürülmesi, birbiriyle çelişen adımlardan kaçınılması gereklidir. TCMB’nin bağımsızlığı ve kredibilitesi fiilen tesis edilmeli, vergi yükü dolaylı vergiler yerine gelir ve servet üzerine kaydırılmalı, iş yapma, hukuk, eğitim ve rekabet ortamını iyileştirecek reformlar acilen hayata geçirilmelidir.

Ülkemiz ekonomisi için artık temel mesele büyüme veya refah değil, devletin finansal sürdürülebilirliğini sağlamak ve borç sarmalından çıkabilmektir. 2026, bu mücadelenin kaderinin belirleneceği bir eşik olacaktır. Önümüzdeki tercih, kısa vadede zor olsa da sıkı disiplinle uzun vadeli çıkışı seçmek ile geri dönüşü çok daha zor bir kaosa razı olmak arasındadır.

Battal Özkapıcı

Battal Özkapıcı

Ekonomi - Siyaset Bilimi

İlgili Gönderiler

Afet sadece deprem mi, çözümü inşaat mı?

Afet sadece deprem mi, çözümü inşaat mı?

Ekonomi düzeliyor mu? Kim için?

Ekonomi düzeliyor mu? Kim için?

Haber Bülteni

  • Trend
  • Yorumlar
  • En Son
Temiz ve kalkınmış ülkeler daha mı ahlaklı?

Temiz ve kalkınmış ülkeler daha mı ahlaklı?

CHP’li Devrim Bora Özüdoğru Çankaya Belediye Başkanlığı Aday Adaylığını açıkladı. Devrim Bora Özüdoğru kimdir?

CHP Çankaya’da Devrim Bora Özüdoğru rüzgarı!

DİSK’in 17. Olağan Genel Kurulu başladı: “Emeğin siyasetini egemen kılmalıyız”

DİSK’in 17. Olağan Genel Kurulu başladı: “Emeğin siyasetini egemen kılmalıyız”

CHP, bazı illerde aday adaylarını mülakattan geçirecek

YEREL SEÇİM ANALİZİ

Korkutan tablo: İntihar edenlerin sayısında devasa artış

Korkutan tablo: İntihar edenlerin sayısında devasa artış

Emek ve Demokrasi Derneği Başkanı Köksal Tek: “Milyonlarca insan, ülkenin tepesine çöreklenmiş bir kesimin ‘iç sömürgesi’ haline gelmenin öfkesini yaşıyor.”

Emek ve Demokrasi Derneği Başkanı Köksal Tek: “Milyonlarca insan, ülkenin tepesine çöreklenmiş bir kesimin ‘iç sömürgesi’ haline gelmenin öfkesini yaşıyor.”

Afet sadece deprem mi, çözümü inşaat mı?

Afet sadece deprem mi, çözümü inşaat mı?

Ekonomi düzeliyor mu? Kim için?

Ekonomi düzeliyor mu? Kim için?

Korkutan tablo: İntihar edenlerin sayısında devasa artış

Korkutan tablo: İntihar edenlerin sayısında devasa artış

Emek ve Demokrasi Derneği Başkanı Köksal Tek: “Milyonlarca insan, ülkenin tepesine çöreklenmiş bir kesimin ‘iç sömürgesi’ haline gelmenin öfkesini yaşıyor.”

Emek ve Demokrasi Derneği Başkanı Köksal Tek: “Milyonlarca insan, ülkenin tepesine çöreklenmiş bir kesimin ‘iç sömürgesi’ haline gelmenin öfkesini yaşıyor.”

Afet sadece deprem mi, çözümü inşaat mı?

Afet sadece deprem mi, çözümü inşaat mı?

Ekonomi düzeliyor mu? Kim için?

Ekonomi düzeliyor mu? Kim için?

Son Haberler

Korkutan tablo: İntihar edenlerin sayısında devasa artış

Korkutan tablo: İntihar edenlerin sayısında devasa artış

Emek ve Demokrasi Derneği Başkanı Köksal Tek: “Milyonlarca insan, ülkenin tepesine çöreklenmiş bir kesimin ‘iç sömürgesi’ haline gelmenin öfkesini yaşıyor.”

Emek ve Demokrasi Derneği Başkanı Köksal Tek: “Milyonlarca insan, ülkenin tepesine çöreklenmiş bir kesimin ‘iç sömürgesi’ haline gelmenin öfkesini yaşıyor.”

Sivas Emek ve Demokrasi Güçleri’nden hukuksuz tutuklamalara tepki: “Gerçeği yargılayamazsınız!”

Sivas Emek ve Demokrasi Güçleri’nden hukuksuz tutuklamalara tepki: “Gerçeği yargılayamazsınız!”

Birgün muhabiri İsmail Arı gözaltında: Savcılık ifadesini almadan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti

Birgün muhabiri İsmail Arı gözaltında: Savcılık ifadesini almadan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti

Footer_logo_dark

Yurtvedunya.org internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı saklıdır. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Takip Edin

Bülten

  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez Politikası
  • Kullanım Şartları

© 2023 Yurtvedunya.org Tüm hakları saklıdır

  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Kültür-Sanat
  • Kadın-LGBTİ+
  • Kent-Çevre
  • Spor
  • Emek
  • Yaşam
  • Dünya
  • Yazarlar
  • Giriş Yap

© 2023 Yurtvedunya.org Tüm hakları saklıdır

Sitemizde, daha yüksek bir kullanıcı deneyimi sunmak ve deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla, Gizlilik, Çerez ve KVKK Aydınlatma Metni sayfalarında belirtilen maddelerle sınırlı olmak üzere ve ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde çerezler kullanıyoruz.